NAD veya “Nikotinamid Adenin Dinükleotit”; vücudumuzdaki hücrelerin enerjiyi üretmesine yardımcı olan, doğal olarak oluşan bir niasin enzimidir. Oksijen ve glikoz eksikliği gibi NAD eksikliği de hücreyi ölüme götürür. Yiyeceklerden aldığımız enerjiyi hücresel enerjiye dönüştürerek yapar. Laboratuvar tarafından üretilen NAD’ın hastalara doktor tarafından verilmesi birçok hastalığın tedavisine destek için umut olmuştur.
Hücre enerji düzeyini arttırarak hücrenin hastalığa karşı direncini arttırır. Vücudumuzun savunma mekanizmasını olabildiğince arttırır.
NAD maddesinin temel amacı, enerji üreteceğimiz yere yiyecekleri sırtında ‘taşımaktır’. Gerçekten de NAD maddesi, yiyeceklerin enerji olacak kısmı olan Hidrojeni sırtına alır ve NAD+H=NADH olur. NADH haliyle de gider ATP dediğimiz enerji birimimize döner. Bolca ATP ile biz istediğimiz kadar enerjik oluruz, istediğimiz hücresel iş için de bolca enerji sağlarız. İşte NAD’ın en temel işi bu; enerji üretimi için hammadde taşımak.
Gece açlığı ve yemekten 1 saat sonraki orta düzey egzersiz bana göre en etkili NAD artırma yöntemleridir.
NAD, çok zor üretilen bir maddedir. Stabil kalması çok zordur. ‘gerçek’ olmayanları mevcuttur. NAD ‘ın İV olanları vardır. İV yani intravenöz enjeksiyon yaptırırken iyi araştırmalıyız.
NAD, Zihin, Hafıza, Odaklanma gibi bilişsel fonksiyonlarda önemli bir destek sağlar. Yoğun Sportif aktivitelerde ihtiyaç duyduğumuz enerji miktarını karşıladığı gibi Spor sonrası olan yorgunlukların giderilmesi etkindir. ( Almanyada yaygın olarak sporcular tarafından kullanılmaktadır. )
NAD, madde bağımlılığı ve bağımlılık iyileşmesi için tedavi gören bireyler için faydalıdır. Bu tedavi; istekleri ve yoksunluk belirtilerini azaltır, vücuda enerji verir ve beyin yenilenmesini hızlandırır.
Diğer işlevler arasında NAD, yaşlanmayı geciktirmede önemli bir rol oynar. NAD, hücrenin enerji üreten elamanı olan mitokondri üzerinde çalışır ve vücut yaşlandıkça kısalan, kromozomların uçlarında bulunan, koruyucu kapaklar olan telomerlerin uzunluğunu arttırır.
Vücut doğal olarak NAD üretir; fakat koenzimin genel seviyeleri zamanla azalır, bu da yaşa bağlı patolojilere yol açan hücresel değişikliklere yol açar. NAD seviyesi yeterliyse DNA hasardan korunmuş olur.
Vucudumuzdaki NAD'lar Yaş ilerlemesi ile Azaldığı takdirde yediğimiz besinler vucutta yağ olarak depolanacak bu halde NAD azalması ile birlikte yiyecekleri taşıma görevini üslenen NAD lar vucuttaki besinlerin taşımasında daha az etkin hale gelecektir.
NAD Terapisi Serum olarak Damardan alınır Kişiye özel hazırlanır.